Site içi arama :
prof.dr. turgut göksoy
28 Ekim 2011 - 02:37

Omuzun hareketleri sırasında en önemli görev döndürücü kılıf dediğimiz bir yapıya düşer. Şüphesiz bu kadar işlev gören bir yapı da kolay bozulmaya mahkümdur. Omuz ağrıları içerisinde %60 oranla en fazla rastlanan neden budur. Sadece yaşlılarda değil gençlerdeki omuz eklemi denge sorunlarında bile bu kılıfta bazı sorunlar oluşur ve inatçı ağrılar ortaya çıkar.

1- Döndürücü (rotator) Kılıf Tendiniti :
     Gençlerde herhangi bir şeyi kontrolsüz olarak atma veya fırlatma sonrasında ortaya çıkar.  Orta yaşlılarda sinsi bir ilerleyişle yavaş yavaş kendini belli eder. Bu durum bazen mesleki olabileceği gibi bazen de sportif bir travma sonrasında da oluşabilir.
     Hele alışkın olmadığı bir atma-fırlatma sporunu yapan kişilerde aniden ortaya çıkabilir. Gece ağrılı kolun üzerine yatamaz. Kolun yanlara ve omuzun sıkıştırılarak yukarı doğru çıkma hareketi aktif olarak becerilemez. Bu hareket ancak pasif olarak başkası tarafından yapılabilir.
     Daha önce omuz muayene bulguları içerisinde bahsedilen “ağrılı kavis belirtisi” pozitiftir. Omuzun 80-120 dereceleri arasında ağrılı durum saptanır. Hastalık kolayca müzminleşebilir. Bu yüzden erken hekime başvurmak önemlidir.
      Tedavisinde; başlangıç döneminde istirahat ve enflamasyon giderici ilaçlar (NSAİ) kullanılır. 2 hafta sonra azalma yoksa başta ultrason olmak üzere omuz eklemine derin ısıtıcı fizik tedavi uygulamaları ile tedavi etmek gerekir. Buna rağmen yanıt alınmazsa bu bölgeye lokal kortizon enjeksiyonu yapmak gerekir. 2 den fazla enjeksiyon yapılmaması ve 3 hafta aralıklarla yapılması ilkesine uyulduğu müddetçe önemli bir yan etki ortaya çıkmaz.
     Akut dönem geçtikten sonra eklem hareket açıklığını korumak hatta artırmak için bazı egzersizler yapılması gerekir. Döndürücü omuz kaslarını bir dirence karşı çalıştırarak güçlendirmek suretiyle ilerde olabilecek tekrarlamaların önüne geçilmiş olur. Döndürücü kılıfta yıpranma derecesi fazla olan ve yapılan tedavilere yanıt vermeyen hastalara“ subakromiyal dekompresyon” operasyonu gerekebilir.

2- KALSİFİK TENDİNİT : Genelde 40 yaşını aşmış orta yaşlı kişilerde görülen ve nedeni tam olarak bilinmeyen bir omuz ağrısı nedenidir. Yıpranmış döndürücü kılıf kirişleri üzerine kalsiyum kristalleri çöker. Bu dönemde omuzda hafif bir ağrı oluşur. Fakat kristaller yavaş yavaş peltemsi bir yapıya doğru dönüşmeleri sırasında çok şiddetli ağrılar başlar. Omuz hareketleri aşırı kısıtlanır. Bu maddenin tamamen sıvılaşıp kaybolmasına kadar ağrı şiddetini sürdürür. Bu durum zaman zaman tekrarlar gösterebilir. Atakların süresi değişkendir. 1 hafta kadar süreceği gibi aylarca uzadığı da olur.
     Tedavi akut başlangıç döneminde kesin istirahat ve soğuk uygulamalar şeklinde iken sonraki dönemlerde fizik tedavi yöntemleri ve giderek artırılan egzersiz programları devreye girer. Omuz eklemi içerisine enjeksiyon yapılması akut belirtileri süratle geri götürebilir. Enjeksiyonlar kortizon karışımları olup 2 den fazla sayıda yapılmmalıdır. Zira kontrolsüz kullanılan, kortizon kirişleri zayıflatabilir hatta ileride kopmalarına neden olabilir. Olay kronikleşirse toplanan kireç birikintileri zamanla omuz hareketlerini yapan kirişlere zarar verebilir hatta kopartabilir. Röntgen grafileri ile eklemde biriken kalsiyum birikintileri kolayca görülebilir.
 
Omuz hareketlerini yapamayan en ufak bir harekette çok zorlanan hastalara sanki kolda kırık varmış gibi kolu boyuna asacak “ omuz askıları “ verilebilir. Hasta kendini iyi hissetse bile uzun süre kolu yukarıda tutacak hareketlerden kaçınmak gerekebilir.

3- SUBAKROMİYAL SIKIŞMA SENDROMU : Kolda pazı kemiği yuvarlak başı ile kürek kemiğinin akromion adı verilen çıkıntısı arasında bulunan aralık “ sıkışma aralığı “ olarak isimlendirilir. Kol yana kaldırılınca bu aralık en fazla düzeyde sıkışır. Çeşitli nedenler bu sıkışmayı daha da artırabilir ve zamanla omuzda günlük yaşamı zorlaştırıcı ağrılar başlar. Döndürücü kılıf kaslarının zayıflığı, omuz eklem bağlarının kireçlenmesi, eklem kenarlarında yıpranma çıkıntılarının gelişmesi bu nedenler arasında sayılabilir. Bu hastalık yaşamın 3 ayrı döneminde ortaya çıkabilir.

A) 25 yaşından önce; Tendonda ödem ve enflamasyon (romatizmal bir iltihap ) vardır. Kolun baş üzerindeki bir konumda tutulduğu mesleklerde veya spor türlerinde ortaya çıkabilir. Boya badana yapanlar, yüzme, hentbol, basket oynayan ve fırlatma sporları yapanlarda daha sık görülür. Bu durum, bazen orta yaşlarda iken birden bire spor yapmaya başlayanlarda ve alışık olmadığı bir kol işçiliği sırasında da olabilir.
     Bu yaşlardaki omuz ağrılarında belirgin özellik; hastalığın zaman içinde kendiliğinden kaybolabilmesidir. Ağrılı kavis testi ve omuz sıkışma testi pozitif çıkar. Eğer subakromiyal aralığa lokal anestezik bir maddenin (lidokain %1 ) 10 ml enjekte edilmesiyle ağrı süratle kayboluyorsa tanı kesin olarak kabul edilir.


B) 25- 50 yaş arasında; artık tendonda yıpranma başlamıştır. Eklemin tüm yapılarında kalınlaşma, sertleşme söz konusudur. Artık bu dönemde hastalık geri dönüşümlü değildir. Eklem hareket ettirilirken krepitasyon (çıtırtı sesi) alınır. Eklem hareketleri tam olmasa da kısıtlılık gösterir. Gece uykuları bölünmüştür. Gün içerisinde birçok harekette zorlanmalar söz konusudur. Örneğin, arabasını park etme sırasında direksiyon çeviremeyen, arabanın vitesini geçiremeyen veya geri geri giderken arkaya bakmak için dönmekte ciddi derecede zorlanan bu hastalar trafikte çeşitli sorunlarla karşılaşabilirler.
Ev işlerini yapmakta zorlanan saçını tarayamayan, istediği gibi çamaşır yıkayamamaktan şikayetçi hastalar vardır. Donuk omuz ve kalsifik tendinitle karıştırılabilir. Enjeksiyon testi ağrıyı geçirmez. Direkt grafilerde önemli bir değişiklik yoktur. Emar gibi yöntemler sorunu gayet iyi gösterir. Tedaviye çok kez direnç görülür. 1 yılı aşkın ilaç-fizik tedavi- egzersiz tedavilerine rağmen düzelmeyen hastalarda cerrahi tedavi düşünülmelidir. Tedavi olarak eklem aralığına kıkırdak ve eklem sıvısını gençleştiren enjeksiyonların yanı sıra çeşitli fizik tedavi yöntemleri uygulanır. Egzersizler her dönemde kalıcı sonuçların alınmasını sağlar.

C) 60 yaşın üstünde ; Döndürücü kılıfta ve ilgili kemiklerde ileri derecede yıpranmalar vardır. Zamanla yırtıklar gelişir. Gece ağrıları devamlı hal almıştır. Kol düşme testi pozitif olabilir. Omuzun dış yana doğru açılması sınırlanmıştır. Döndürücü kılıf yırtıklarının hemen tamamına yakını subakromiyal sıkışma sendromuna bağlı olarak ortaya çıkabilir. Hastalığın bu evrede olduğu anlaşıldığında 6 ay süreyle tedavi yapılır. Buna rağmen sonuç alınamıyorsa operasyon kararı verilir. Tedavi olarak fizik tedavi, lokal özel enjeksiyonlar, egzersizler yapılır. Ameliyatta akromionun çıkıntıları düzeltilir ve döndürücü kılıftaki yıpranmalar tamir edilir.

 


Diğer Sayfalar

   
Diğer Sitelerimiz
www.fibromiyalji.orgwww.ayaksorunu.netwww.antiagingtr.comwww.kireclenme.infowww.turgutgoksoy.comwww.belagrisi.netwww.vertigom.comwww.ozonterapi.infowww.osteoporoz.netwww.boyunkireclenmesi.netwww.romatizmatr.com
   
Bölge Hastanesi Ulaşım

Pendik Bölge Hastanesi
Doğu Mah. Yücel Sok. No:2 Pendik / ISTANBUL
Telefon : 0 216 375 34 34   Faks : 0 216 375 22 12
www.bolgehastanesi.com

2010 © omuzum.com Tasarım : bayburt.net